Oylar Dijital Partiye

Bir siyasi parti düşünün ki hiçbir şehirde bir binası ofisi olmadığı gibi bir genel merkez binası, ofisi bile yok. Bir parti düşünün ki üye olabilmek için bir mobil uygulama üzerinden üye ol tuşuna, ayrılmak istediğinizde de çıkıyorum tuşuna basmanız yeterli. Öyle bir parti düşünün ki kararlar mobil uygulama üzerinden herkesin tercihi toplanarak alınıyor, görevler mobil uygulama üzerinden gönüllülere dağıtılıyor. Öyle bir parti düşünün ki üyeler mobil uygulamalarını istedikleri gibi düzenleyerek yapılan aktivite ve alınan kararları kendi istedikleri şekil ve şeffaflıkta izleyebiliyor, istedikleri düzeyde katılımcı olabiliyorlar. Öyle bir parti düşünün ki belli bir karar alırken bundan en çok etkilenecek olanları ayırt edip onların görüşünü daha çok dinleyebiliyor, hatta kararları oy çokluğu ile değil faydayı maksimize edecek şekilde alınıyor.

Yukarıda anlattıklarım her gün dijital binlerce şirket tarafından yapılan basit CRM aktivitelerinden başka bir şey değil. Siyasi partiler de işletmeler gibi hayatta kalabilmek için insanları etkilemek zorundalar. Müşteri ilişkilerinin bu kadar hızlı değiştiği bir dünyada artık siyasi partilerin oy verenleriyle olan ilişkilerini 40 yıl önceki gibi sürdürebilmeleri mümkün değil. Yakın gelecekte siyasi partiler mitinglerine gelecek kimse bulamayacaklar, hatta televizyon ve gazete iletişim kanalı olarak işlevsiz kalacak. Çünkü oy verenler tek yönlü yapılan her türlü iletişimi reddedecek, kendileri için özelleştirilmiş, karşılıklı iletişimde bulunabilecekleri kanallar arayacaklar. İletişim yerini etkileşime bırakacak, üstelilk bu etkileşim tek bir kanaldan değil oy verenlerin bulunduğu her ortamdan sağlanacak.

Siyasi partiler daha fazla oy alabilmek için analitik yetkinliklerle desteklenen kampanyalar organize edecekler. Oy verenlerin davranışları anlaşılmaya çalışacak, hatta bunun için sadece söyledikleri, yazdıkları değil ne düşündükleri önem kazanacak, davranışların ardındaki dürtüler tespit edilmeye çalışılacak.

Bir taraftan oy verenin ihtiyaçları anlaşılmaya çalışırken, diğer taraftan yaratıcı fikirler geliştirilerek isteklere yön verilecek. Tüm bu çalışmaları her türlü manipülasyondan korumak için herşey son derece şeffaf olacak. Hatta siyasi partinin bir başkanı olmayacak, yerine sözcüler, organizatörler, uygulayıcılar alacak. Mümkün olduğunca her türlü görev gönüllülerce yerine getirilecek. Bu sayede bir taraftan siyasi parti oy verenden alacağı destekle geleceğe şekil vermeye çalışırken diğer taraftan oy veren de siyasi partiye şekil vermiş olacak. Hatta artık adına da parti değil platform denilmeye başlanacak.

Partiler sadece bir kere oy almak için değil kendilerine oy verenleri tutundurmak için çalışacaklar, bu yüzden sadece seçimden seçime değil devamlı bir etkileşim içinde olacaklar. Örneğin faydası uzun süre sonra gelecek büyük projeler artık çevik yöntemlerle geliştirilecek ki oy verenler gelişimi daha rahat izleyebilsin ve yanlış yönde ilerleyen bir durum varsa düzeltilebilsin.

Oy verenlerin bir tık ile parti değiştirmesi mümkün olacağı için rekabet çok daha önem kazanacak. Bu bir taraftan ülkeyi bölünmüşlükten kurtaracak, diğer taraftan siyasi partiler üzerinde daha iyisini yapma konusundaki rekabeti arttıracak.

Hatta bir süre sonra siyasi partiler ortadan kalkacak, bu platform her bir bireyin kendi fikrini ve isteğini söyleyeceği bir ortam olacak. Kararlar da oy çokluğu ile değil, vatandaşların profil, görüş ve etkilenme derecesi gibi bilgilerinin ileride sağlanacak faydayı maksimum etmeyi hedefleyecek şekilde işlenmesi ile yapay zeka tarafından belirlenecek.

Ne dersiniz yakında en çok like alanın kazanacağı biz seçim görebilecek miyiz ?

One comment

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.